Randevu Saatlerimiz: Hafta İçi : 08:30 - 17:00 | Cumartesi : 09:00 - 16:00
(+90) 452 214 13 35
  English | العربية
Saç Ekimi

Saç Neden Dökülür?

Saç Neden Dökülür?

Saç dökülmesi erkeklerde ve kadınlarda psikososyal bir rahatsızlık yaratmaktadır. Camacho'nun araştırmalarında Kadın Tipi Saç Kaybı (FPHL) gözlemlediği vakalarında %55 oranında depresyona meyil tespit etmiştir [1]. Erkek Tipi Saç Kaybı (MPHL) vakalarında ise %78 kaygı (anxiete) ve %22 daha saldırgan davranış yapısı gözlemlemiştir. Saç kaybı tedavi edilebildiğinde ise kadınlarda %89, erkeklerde ise %76 oranında diğer şikayetlerde düzelme olmuştur.

Peki bizleri bu kadar sıkıntıya sokan saç dökülmesinin sebebi nedir? Aslında bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Saç dökülmesi erkeklerde ve kadınlarda multifaktöriyeldir, yani birçok faktör beraber rol almaktadır.

Erkek Tipi Saç Kaybı (Male Pattern Hair Loss)

Erkeklerde saç dökülmesinin en sık ve en önemli sebebi androjen hormonudur. Malesef saç kaybının başlama yaşı giderek küçülmektedir. Ergenlik çağında başlayan saç dökülmesinin farkedilebilir düzeye gelebilmesi için yaklaşık %50'lik bir kaybın oluşması gerekmektedir. Bu sebeple, saç dökülmesine eğilimi olan kişilerde erken görüntüleme testlerinin, saç analizi ile elde edilen anajen/telojen oranlarının ve ailesel yatkınlığın beraber değerlendirilmesi çok önemlidir.

Erken düzeyde tespit edilebilmiş saç dökülmesi olan bir erkekte anti-androjenik bir tedavi ve diğer tedavi seçenekleri ile dökülmeyi yavaşlatmak olasıdır. Bazı durumlarda dökülme eğilimi olan incelmiş saçların bile tekrar kalınlaşarak hacim kazanması mümkün olabilmektedir (%67). [2]

Saçın ön çizgisindeki en ufak geri çekilmeyi (Norwood Tip II) saç dökülmesi olarak kabul edersek, Hamilton'ın çalışmalarına göre 50 yaşındaki bir erkekte saç dökülme sıklığı %98'ken Norwood'a göre bu oran %67'dir. [3,4]

Tedavinin, saç dökülme seviyesinin erken aşamalarında başlatılmasının önemi giderek artmaktadır.

Erkek Tipi Saç Kaybına (MPHL), Androgenetik Alopesi denmesinin temel nedeni "Andro" yani androjenlere (testesteron, dihidrotestesteron, androstenedion) bağlı olarak genetik geçiş göstermesidir.

Kalıtımsal olarak birçok farklı genin saç dökülmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. [5] Bu faktörlerden bir tanesi 5-alfa-redüktaz enziminin üretildiği gen iken (hem anneden hem babadan geçiş gösterir), diğer önemli faktör ise X kromozomu üzerinde bulunan ve sadece annemizden bize aktarılan Androjen reseptör geninde meydana gelen ve reseptörün yapısında değişimlere neden olan genetik değişimlerdir.

Bu genler içerisinde Androgenetik alopesi ile en güçlü ilişkisi gösterilen gen, annemizden bize aktarılan androjen reseptör genidir. [6] Bu durum her ne kadar baba ile oğul arasında gözlenen benzerliği açıklayamasa da, Androjene Duyarsızlık Sendromunda (Complete androgen insensitivity syndrome) erkek tipi saç kaybının gözlenmemesi ile desteklenmektedir. [7]

Erkeklerin kanındaki androjenlerin büyük bölümünü Testesteron oluştursa da, saç dökülmesinde baş rolü testesteronun metaboliti olan dihidrotestesteron (DHT) oynar. 5-alfa-redüktaz enzimi, testesteronu daha aktif olan DHT'ye dönüştürür. DHT ise androjen reseptörüne tutunarak beraberce saç folikül hücresinin çekirdeğine girip DNA'ya bağlanır. DNA'ya bağlanarak üretilmesi sağlanan yeni proteinler ise saçın doğal siklusunu bozar. Saç önce incelir (minyatürizasyon) sonra pigmentini kaybederek cilt içinde yükselip dökülür.

5-alfa-redüktaz enziminin bilinen 2 farklı tipi mevcuttur. Tip I; cilt, böbrek, karaciğer ve beyin hücrelerinde bulunur ve fonksiyonu tam olarak belirlenememiştir. Tip II ise, kafa derisindeki saç foliküllerinde ve prostatta bulunur. [8] Finasterid tedavisi işte bu tip II enzimi etkileyerek saç dökülmesini azaltmaktadır.

Saç ekiminde verici bölge (donor area) olarak kullanılan alanlardaki saç folikülleri aynı DNA yapısına sahip olmasına rağmen, androjenik faktörlerden etkilenmemektedir. Bunun sebebine yönelik farklı görüşler bulunmaktadır (örneğin DNA metilasyonu gibi epigenetik faktörlerde olabilecek farklılıklar). Bu konuda yapılacak çalışmaların saç dökülmesini durduracak etkili bir tedavi için en önemli nokta olduğunu düşünüyorum.

Erkek tipi saç kaybının (MPHL) sınıflandırılmasında farklı skalalar kullanılmakla beraber, 1941 yılında sunulan Hamilton-Norwood sistemi en popüler ve kabul edilmiş olandır.

Kadın Tipi Saç Kaybı (Female Pattern Hair Loss)

Genel olarak kadınlarda saç kaybı sorununun erkeklere oranla daha az olduğuna inanılır. Son dönemde kadınların saç kaybından giderek daha fazla şikayetçi olduğunu gözlemliyorum. Hamilton yaptığı çalışmalarda 50 yaşına gelmiş kadınların saç kaybına uğrama oranını %86 [3] olarak rapor etse de, diğer araştırmacılara göre bu oran %6 civarındadır. [11]

Androjenlere bağlı saç kaybı kadınlarda görülse de bu oran erkeklere kıyasla oldukça düşüktür. Androjen salgılayan tümörler (böbreküstü bezi vb...), ya da polikistik over gibi altta yatan sebepler androjen dengesini değiştirerek dökülmeye sebp olabilir. Bu gibi durumlarda adet düzensizliği (menstruational cycle disturbance), kıllanma artışı (hirsutism), akne gibi oluşumlar tabloya eşlik eder.

Kadınlardaki saç kayıpları genelde erkeklerden farklı olarak ön saç çizgisinden başlamaz. Midscalp dediğimiz ara bölgeden başlayarak yayılır. Önce zayıflayan saç giderek incelir ve seyrelmeye başlar.

Kadın Tipi Saç Kaybında (FPHL) genetik yatkınlığın en önemli faktör olduğunu düşünüyorum. Bununla beraber demir eksikliği, tiroid hormonunun fazla ya da az salınımı, B vitamini, çinko ve magnezyum eksikliği, dengesiz diyetler, diffuse alopecia areata, kronik telogen effluvium, hamilelik sonrası, kronik hastalıklar, kendi saçını koparma (trichotillomania), Lupus (SLE) ve özellikle ciddi psikolojik stres sıkça karşılaşılan sebeplerdir.

Kadın tipi saç kaybını ilk olarak Ludwig I, II, III olarak sınıflandırmıştır. Daha sonra Olsen yeni bir sınıflandırma yaparak erken dönem ve post menopozal olarak saç dökülme karakterlerini ayırmıştır.

SAÇ EKİM SONRASI ÜCRETSİZ KONAKLAMA İMKANI

Ayrıca Kliniğimizde Muayene ve Saç Analizi Ücretsiz Gerçekleştirilmektedir.